Söz

Mesnevi Şerif’ten Mevlana Sözleri

Mesnevi Şerif’ten Mevlana Sözleri
Mesnevi Şerif’ten Mevlana Sözleri

Aşk davaya benzer, cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki!

Ölmedikçe can çekişmen sona ermez. Merdiven tamamlanmadıkça dama çıkamazsın.

Ben uzun uzadıya ilerisini düşünen aklı denedim. Bundan böyle divaneliğe vuracağım.

Bahtı yaver ve talihi kutlu olan bilir ki, akıl ve zekâ taslamak İblis’tendir, aşk Hz. Âdem’den!

Her şey maşuktur, aşk bir perdedir. Yaşayan maşuktur, âşık bir ölüdür.

İlim ve hikmet helal lokmadan doğar; aşk ve rikkat, helal lokmadan meydana gelir.

Kendi tasvir ettiği şeye, kendi vehmine âşık olan kişi, nereden nimet ve ihsan sahibi Allah âşıklarından olacak?

Aşk şeriatı bütün dinlerden ayrıdır. Âşıkların şeriatı da Allah’tır, mezhebi de.

Aşk vefakâr olduğu için vefakâr olanı satın alır. Vefasız adama bakmaz bile.

Âşıktan daha deli kimse yoktur. Akıl, onun sevdasına karşı kördür, sağırdır.

Aşk, büyüklere bal, çocuklara süttür. O, her gemiye yüklenen ve geminin ağırlığından fazla olduğu için batmasına sebep olan son yüktür?

Bütün hastalar iyileşmeyi umarlar. Hâlbuki aşk hastası, ‘aman, derdimi arttırın’ diye sızlar.

Ey oğul! Eğer gözünü açarsan hilm suyunun da, hışım ateşinin de Hakk’tan olduğunu görürsün.

Gaflet, tenden ileri gelir. Ten, ruh oldu mu artık şüphesiz bir halde bütün sırları görür.

Cahilin eziyetlerine sabretmek, ehil olanlara ciladır. Nerede bir gönül varsa sabırla cilalanır.

Birisi körlükle ve bilmeden yüz yıl yürüse o aştığı yol yoldan sayılmaz.

Nuru bir su bil, suya yapış, suyu elde ettin mi ateşten korkma! Ateşi su söndürür.

Merhamet, gönlü kırık acizlerin nasibidir.

O cömertliğe sahip olmayan elin kasap satırı ile kırılması daha hoş.

İki deniz gibi olan gözlerimin incilerle dolması için, gam toprağını gözüme sürme diye çekmekteyim.

Gülmeler, ağlamalarda gizlidir. Ey saf ve temiz kişi, defineyi yıkık yerlerde ara.

Herkes kendi zannınca benim dostum oldu ama kimse içimdeki sırları araştırmadı.

Dildaşından ayrı düşen, yüz türlü nağmesi olsa bile dilsizdir.

Münafık kişilerle dost olmanın şomluğu mümini de onlar gibi çirkinleştirdi, asileştirdi.

Allah’tan başka herkes düşmandır, dost O’dur. Şu halde dosttan düşmana şikayetlenmek iyi bir şey mi?

Allah’ın zatında and olsun ki kötü yılan bile kötü arkadaştan yeğdir. Kötü yılan, insanın yalnız canını alır. Kötü arkadaş cehenneme sürer, orayı adama durak eder.

Huy peşinde yürü, iyi huyluyla düş kalk. Gül bağına bak, nasıl gülün huyunu almış.

Allah, yardım etmek dilerse bize yalvarmak ve münacatta bulunmak meylini verir.

Dünyanın lûtfetmesi ve yaltaklanması hoş bir lokmadır ama az ye. Çünkü ateşten bir lokmadır.

Ey aşağılık dünya ayrılığına sabredemeyen dost, Allah ayrılığına nasıl sabredeceksin?

Allah’tan edebe muvaffak olmayı dileyelim. Edebi olmayan kimse, Allah’ın lütfundan mahrumdur.

Edepten dolayı bu felek nura gark olmuştur. Yine edepten dolayı melekler, masum ve tertemiz olmuşlardır.

Huzurda bulunan biedep kişi, huzurda bulunmayan kişiden daha hoştur. Halka da eğridir ama nihayet kapıda değil mi?

Ey müslüman, edep nedir diye arar sorarsan bil ki edep, ancak her edepsizin edepsizliğine sabır ve tahammül etmektir.

Sevgilimin nuru önde arkada olmadıkça ben nasıl önü sonu idrak edebilirim.

Allah kimin ruhuna mihenk korsa ancak o kişi, yakini şüpheden ayırt edebilir.

Gönül, seni gönül ehlinin diyarına; ten, seni su ve çamur hapsine çeker.

Baharların tesiriyle taş yeşerir mi? Toprak ol ki renk renk çiçekler bitiresin.

Hiç buğday ektin de arpa verdiğini gördün mü? Hiç attan eşek sıpası olduğunu gördün mü?

Alelâde otlar, iki ay içinde yetişir. Fakat kırmızı gül, ancak bir yılda yetişir, gül verir.

Yarasa, güneşi göremez. Görüyorum dese bile gördüğü güneş değildir.

O kurban günü, korkunç bir kıyamettir. Müminlere bayramdır, öküzlere helak olma günü.

Kul, efendisinin huzurunda değilken de kulluğunu korur, itaatten çıkmazsa bu kulluk, iyi ve hoş bir kulluktur.

Kimin kalbinde kapı açılırsa gönül göğünde yüzlerce güneş görür.

Gönül ne tarafı işaret ederse, beş duyu da eteklerini toplayıp o tarafa gider.

Gönül isterse, ayak raksa girer yahut yavaş yürürken hızlı yürümeye başlar.

Gönül isterse el, parmaklarla hesaba girişir yahut kitap yazar.

Gönül aynası saf olmalı ki orada çirkin suratı güzel surattan ayırt edebilsin.

Burada malın faydası yok. Aşkla, dertle, dumanla dolu gönül lazım.

İki âlemde de Allah’ın baktığı yer gönüldür. Padişah daima gönle bakar.

Topraktan biten güller mahvolur gider. Gönülde yetişen güller daimidir ve ne hoştur.

İyiliğe kötülüğe dair dün ne yaptıysa onların yazılı olduğu nekeslik ve cömertlik defterini, insanın avucuna koyarlar.

Kibir, hırs, şehvet kokusu, söz söylerken soğan gibi kokar.

Hırs çirkinleri güzel gösterir. Yol afetleri içinde şehvetten beteri yoktur.

Hırs insanı kör, ahmak eder, bilgisiz bir hale sokar, ölümü kolaylaştırır.

İbret almayı, uyanmayı Allah’tan dile; kitaptan, sözden, harften, duraktan değil.

İlaç, ilaç olarak kaldıkça tesirsizdir. Fakat içildi, yendi de varlığından geçti mi tesir eder.

Yazı esnasında eli görmeyen kimse, kalemin hareketini kalemden sanır.

İçinde pusu kurmuş olan nefis, kibir ve kin bakımından bütün düşmanlardan beterdir.

A melun, senin düşmanın senden başkası değil, kinine uyup da suçsuzlara düşman olma.

Her ne kadar dünya senin yanında azametli ve nihayetsizse de bil ki kudrete karşı bir zerre bile değildir.

Ey kınayan köpek, sen hav hav edip duruyor da ‘Kur’an’ı kınamakla hükmünden kendimi kurtarırım’ mı sanıyorsun?

Her kötü ve yanlış kınama yüzünden gönlümü bozmam, işimden, sözümden kalmam.

Aptallık ve bilgisizlik yırtığı yama kabul etmez… Ey öğütçü, ona hikmet tohumunu pek saçma.

Heva, heves ve nefsin istediği ile az dost ol. Çünkü seni Allah yolundan çıkaran, yolunu şaşırtan, heva ve hevestir.

Bu aşağılık nefis, senden fani kazanç ister. Fakat daha ne kadar aşağılık şeyleri kazanıp duracaksın, bırak artık, yeter!

Aşağılık nefis, eğer senden yüce bir kazanç dilese bile bu dilekte hile ve düzen vardır.

Alçak nefse ihsanda bulunursan alçaklar gibi nimeti inkâr eder, azgınlaşır.

Nefis, ahdinde durmaz; o yüzden gebertilecek bir şeydir ya! Kendisi de alçaktır, kıblegâhı da alçaktır

İnsanın belâlar içinde ölmesi daha iyidir. Nefis, nimeti inkar eder, sapıktır.


Mesnevi Şerif’ten Mevlana Sözleri

Mesnevi-i Şerif, Hz. Mevlâna (k.s)